Top Module Empty

oteller
Türsab Tarsus Kültür Turizmi Sempozyumu

TÜRSAB (Türkiye Seyahat Acentaları Birliği) Kültür Komitesi’nce yapılmakta olan Kültür Sempozyumları’nın beşincisi Tarsus’ta yapıldı.

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın da katıldığı sempozyumda, özellikle Tarsus turizmi ve St.Paul yılı üzerinde konuşuldu.

Tarsus'lu St.Paulus iki bin yaşında
28 Haziran 2008 - 29 Haziran 2009 tarihleri arası, Papa 16.Benekditus tarafından “St.Paul Yılı” olarak ilan edildmişti. Hz. İsa’nın 12 havarisinden birisiydi St.Paulus. İncil’de kendisini anlatırken şöyle bir cümle kullanıyordu;”Ben Frigya’nın Tarsus kentinde doğdum." Aziz Paulus, hristiyanlığı İsrail- Filistin bölgesinden dünyaya yayılmasını sağlayan ve dine davet etmek için yazdığı mektuplarından esinlenerek İncil’in var edilmesinden dolayı camia tarafından hemen hemen Hz. İsa ile aynı önemde kabul görüyor. Ait olduğu dinin yayılması için yaptığı dört önemli yolculuk Anadolu topraklarından başlayıp yine Anadolu topraklarında son buluyor. Roma’da derin devlet tarafından M.S.56 yılında öldürülüyor.
 
Tarsus Kültür Turizmi Sempozyumu
TÜRSAB (Türkiye Seyahat Acentaları Birliği) Kültür Komitesi’nce yapılmakta olan beşinci Kültür Turizmi Sempozyumuydu. Tarsus özellikle seçilmişti. St.Paul yılı kutlamasına az bir zaman kalmıştı. Kültür Turizmi açısından ölçüsüz bir zenginliğe sahip olan bölge aynı zamanda güneş, kum-deniz turizmi açısından da iddialıydı. Ama şimdilerde farklı öncelikler arz ediyordu. Türsab tarafından gerçekleştirilen 5. Kültür Turizmi Sempozyumunda, Tarsus’ta bütün bu konular masaya yatırıldı.

Sempozyum notları :

• Tarsus Belediye Tesisleri Salonunda yapılan sempozyum öncesinde, konuklara Tantuni ve Şalgam Suyu ikram edildi.
• Mersin’de Turizm Sezonu açılışını gerçekleştiren Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ve beraberindeki heyet, Tarsus’a, geçerek sempozyumun bir kısmına konuk oldular.
• TUREB Başkanı Şerif Yeren artık otel yerine büyük Kruvaziyer gemilerine yönelmesini önerdi. Buna karşılık konuşma sırası geldiğinde ÇUKTOB Başkanı Tayyar Zaimoğlu, bölgede yeni otel yapımına ihtiyaç olduğunu vurguladı.
• Mersin Devlet Opera ve Balesi tenorlarından Ziya Humar ve Levent Sözeri, Ahad Askerov’un piyanosu eşiliğinde sundukları keyifli dinleti izleyicilerden büyük alkış aldı. Pavorotti’den seslendirdikleri bir eseri Bakan Günay, geçtiğimiz günlerde elim bir cinayete kurban giden İtalyan sanatçı Pippa Bacca’nın ruhuna ithaf etti.
• Bakan Günay, aslında bu sempozyumun kendisi için çok önemli olduğunu ama Vali ile birlikte şehrin üzerinde bir uçuş yaparak özellikle balık çiftliklerini görmek istediğini belirtti. Çıkarken kimsenin ayağa kalkmamasını, sempozyumun devam etmesini söyleyen bakan, “bunu salondaki herkesten rica ediyorum, ricamı kabul etmeyenler için de bu konuda yasak getiriyorum” dedi. Ama, bakan salondan ayrılırken salonun yarısı ayaktaydı.
• TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy, Kültür ve Turizm Bakanına hitap ederek, bu güne kadar 36/37 bakanla çalıştığını, kavga ortamının sektöre zarar verdiğini söyledi. Sektör temsilcilerinin de salonda olduklarını anlattı. 
• Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Karagözlü, Tarsus’un, Türsab’ın misyonundan ve vizyonundan faydalanması gerektiğini belirterek, bu günün Tarsus için bir bayram şenliğine döndüğünü söyledi. Resullerin Kitabından, St.Paul’un memleketi için alıntı yaptı. “Ben, Frigya’dan Tarsus’lu bir yahudiyim. Hiç de önemsiz olmayan bir kentin vatandaşıyım” dedi ve Türkiye’nin ilk sanayi ve Ticaret Odasının da Tarsus’ta kurulduğunu söyledi. Tarsus’lular için de; “şimdi nasıl bir katkı alırız diye değil nasıl bir katkı koyabiliriz diye bakıyorlar” dedi.
• Tarsus Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, Tarsus’un, dinlerin ve medeniyetlerin kesişme noktası olduğunu belirtip, eğer geçmişteki yöneticiler yeni Tarsus’u başka bir bölgede kursalardı ve eski Tarsus için kazılar yapılmış olsaydı, arkeolojinin başkenti sayılan Roma’yı 10’a katlardı dedi. Tarsus, 0 - 3584 rakım arasına kurulmuş olduğundan, deniz ve kültür turizminin yanı sıra köy turizmi veya kış turizmi de yapılabilecek özellikler içeriyor. Burada sayamayacağım kadar alternatifi olan bir yer diyen Belediye Başkanı üç semavi din için de şöyle bir örnekleme yaptı.
Daniel Peygamber ile yahudilerin,
Sn.Paulus ile hristiyanların,
Eshab-ı Keyf ve Memlük ile de (Harun Reşit’in oğlu aynı zamanda halife) müslümanların vaz geçemiyecekleri bir yer Tarsus. Tarsus’da gerileyen tarım, fiyatlanan girdiler ve tarıma dayalı sanayiin bunlardan olumsuz etkilenmesinden dolayı, Tarsus’lular yüzlerini Kültür Turizmine döndüler. 1999 seçiminden sonra 28 belediye başkanı olarak bir araya gelip  “İnanç Turizmi Belediyeler Birliğini” kurduk. Kapadokyadan, Efes’e, İznik’e kadar 28 başkan. Amacımız, bu kentleri bir hac turizmi bölgesine dönüştürmekti.Sempozyumu da gerçekleştirdik ama maalesef Ankara’nın taşraya bakış açısı ile taşranın Ankara’ya bakış açısı farklı. Turizm Bakanlığı da Ankara’daki binasında bize bir ofis ayırmıştı fakat daha sonra bu birlik engellendi. Yeni kurulacak tarihi kentler birliği içinde inanç turizmi olayının değerlendirileceği söylendi. Vatikan bu bölgelerin inanç turizmi olarak kabul edilmesine yardımcı oluyor ama başka yerlerde engelleniyor.
• Mithat Bereket, yurt dışındayken nereli olduğu sorulduğunda, Antakya’lıyım demediğini, St Paul’un hemşehrisi olduğunu belirttiğini söyledi. Coğrafik özelliklerin insan yaşamı ve kültürlerin oluşmasında ekili olduğunu belirten Bereket, örnek olarak da acıyı gösterdi. Acının Urfa’da, Antep’te kullanıldığını mesela eskimoların bu tadı bilmediklerini söyledi. Acı yenildikten sonra beyinciğin bir sıvı salgıladığını bunun da vücutta bir serinlik yarattığını anlatıp acı sıcak coğrafyalarda var dedi. Önce, kültürümüzü basit ve gerçekçi bir dille anlatmalı ve farklılığımızı yaratmalıyız. Başka yolu yok. Medyaya da ihtiyaç var ama ben bakıyorum onların da okumadıklarını görüyorum. Medya da doğru öğrenmeli ve doğru ifade etmelidir diyen Bereket, Belediye Başkanından da İtalyanca, Latince öğrenmesini rica etti. Mithat Bereket, şöyle devam etti. Belediye Başkanı şimdi papadan randevu istese, biz bir heyetle geliyoruz dese hemen kabul edileceğine hiç şüphe duymuyorum. St. Paul yılında Tarsus Belediye Başkanını kesin olarak kabul edecektir papa.
• Hüseyin Fazlı Tütüner’de Mersin halkının bu topraklarda yaşamış kültürlerle barışık olduğunu söyledi. Kraliçe Aba için her yıl Uzuncaburç’ta “Prenses’in ayak izleri” adlı doğa ve kültür yürüyüşü yapılmakta, sempozyumlar, konserler sergilenmekte, ainema ve felsefe günleri düzenlenmektedir. İçel Sanat Klübü, 900’ün üzerinde etkinlik yapmaktadır. Buraların, Kıbrıs, Suriye, Antakya, Antalya ve Kapadokya’ya yakınlığı çoğrafi bir şans. Deniz, güneş ve kumun yanında endemik bitki ve tarihi zenginliği burayı farklı kılıyor. 2000-2007 yılları arasında Almanya Kültür Turizminde %30’luk bir artış sağladı ve Fransa’dan sonra gelen İtalya’nın yerini alarak ikinci sıraya oturdu. Bu günün gezginleri farklılık arıyorlar. Günümüz insanının yaratıcılığının sergilendiği etkinlikleri önemsiyorlar. Tatillerinde, izlemek, öğrenmek ve yeni olanla tanışmak istiyorlar. Almanya bahsettiğimiz başarıyı 2007 yılında şu sloganla devam ettirdi; Sanat ve Kültür ülkesi Almanya. Kültür, günümüz turizminde güçlü bir çekim alanı yaratmaktadır.
• Şerif Yenen’de Tarsus’ta, hemen herkesin kendisine aynı soruyu yönelttiğini söyledi. Neden Tarsus’a daha fazla zaman ayırmıyorsunuz, St.Paul kuyusunu görüp gidiyorsunuz dendiğini söyledi. Aynı soruyla her yerde karşılaştıkların İstanbul’da bile sorulduğunu ama Anadolu Topraklarının zenginliğinden dolayı her hangi bir yere fazla vakit ayrılmasının mümkün bulunmadığını anlattı. Ayrıca hiç kimsenin kendisine turist muamelesi yapılmasını istemediğini de söyleyen Yenen, gezgin veya misafir kavramının daha çok hoşa gittiğini belirtti. Gittikleri yörelerde "yerel katkı" adıyla  mola vermeye özen gösterdiğini anlattı ve gezinin sadece fotoğraf çekip görmek olmadığını, insanlarla merhabalaşmanın da önemni  vurguladı. Turizmin en önemli amacının da dünya barışına sağladığı katkı olduğunu belirtti.
• Prof. Dr.Serra Durugönül, çevredeki arkeolojik eserlerdeki tahribatı öncesinde ve sonrasında çekilmiş fotoğraflarla salondakilere izletti. Antik bölgelerde yaşanan kayıpları bir bir sıraladıktan sonra da işin en can alıcı noktasına geldi ve Karatepe- Aslantaş’ın yaratıcısı 94 yaşındaki Profesör Halet Çambel’in tek başına giriştiği bir savaşı anlatıp hocaya destek isteğinde bulundu. Osmaniye Hierapolis Kastabala Antik Kentinde sit alanı içinde bir çimento fabrikası yapılmak istenmektedir. Bu zengin antik bölgeyi kazmak için izin isteyen Çambel’in bu isteği geri çevrildi, hocamız bu izni alabilmek için 94 yaşında tek başına mücadele vermektedir diyen Durugönül Çambel için destek isteği üzerinde önemle durdu. Şikayet ettim ama çok doluyum diyen Durugönül, bütün meslektaşlarının kazı yapmak isteğinde olduklarını anlattı. Kazılacak bir bölge için kendisine; yabancı isim teklif edebilirmisiniz dendiğini ve kendilerine bütçe sağlanmasını, kazıyı Türk arkeologların yapması gerektiğini söylediğini belirtti.

Sempozyum için İstanbul'dan giden Türsab Kültür Komitesi üyeleri ve turizm yazarları için yarım günlük bir info düzenlendi. Cennet - Cehennem Mağaraları, Kız Kalesi, Sebaste Antik Kenti gezdirilip, Mersin Merkezi'ne gidildi. Tarsus St.Paul Kuyusu ve evi, Eski Tarus evlerinin bulunduğu sokak, serin avlulu, minik bahçeli taş evler gidenlerde hayranlık uyandırdılar. 
 
< Önceki
© 2008 Türkiye Oteller Rehberi
Joomla! TR GNU/GPL lisanslı ücretsiz bir programdır.
JoomSEF SEO by Artio.